YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!

23 Şubat 2012 Perşembe

MERHABA

Bende fazla haber yok, anlatacak hem çok şey var hem yok.
Ayın 17'sinden beri bir şey yazmamışım ama yazmamam demek gönlümün içindekini dökmemem demek sadece...
Bazen hiç bir şey dememek daha iyi geliyor, içimde fırtınalar koparken epey bitkin düştüm, üstüne sağlık sorunları da binince (çok şükür geçiciydi hepsi) biraz durdum. Ne interneti açtım, ne maillerimi kontrol ettim, ne haberleri izledim.
İnterneti dün gece açıpta haberleri okuyunca miğdem kasıldı yine, içim buruldu, konuşamadım, bir vahşettir gidiyor insanlık aleminde, bir çürümüşlük, sadakatsizlik, hayır bilmezlik, saygısızlık, çıkarcılık, sevgisizlik daha sayayım mı?
Bu kadar çirkinliğin içinde bizler karaya vurmadan engin denizlerde yol alabilmek istiyoruz, huzuru ta gönlümüzde hissetmek ve ne zamandır alamadığımız derin nefesi almak istiyoruz. Neden göğsümün tam ortası bu kadar sert, gergin, ağrıyor, nefes almaya çalışırken kaburgalarım kırılıyor sanki? Sen hastasın dediğinizi duyar gibiyim, dünya hasta ben de bu dünyanın bir parçasıyım doğal olarak.
Bu dünyada bir düzelme olacak mı sizce?
Dün iki haber okudum:
Bir emniyet amiri şehit edilmiş.
Bir kişi pompalı tüfekle okul servis aracını basmış ve iki genç vefat etmiş.
Daha niceleri var tabi ama buna yürek dayanmaz.

10 yorum:

Ecehan dedi ki...

Dünya dünya olalı beri aslında değişen birşey yok; şehirler, insanlar, paranın el değiştirmesi dışında. Sadece birbirimizi yeme şekillerimiz değişti.
Dolayısıyla, buralarda takınmaktan ziyade kişisel olarak sağlayabildiğimiz katkının oranına göre vicdan muhasebesi yapmak lazım geliyor herhalde.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar,

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış. Şu anda sadece "para, para, para" diyen yöneticiler, toplumun diğer sorunları ile ilgilenmiyorlar.

Merdivenin her bir basamağını hazmetmeden, üçer beşer atlayarak çıkarıldık. Kaçınılmaz sonuçlar da bir bir önümüze çıkıyor. Televizyon ve internet toplumumuzun bu hale gelmesinde de önemli bir etkendir.

Yetkililer, bu durumu görmezden gelip, böyle devam edemezler, kuma gömdükleri başlarını kumdan çıkarıp memleketin gerçeklerini görmeleri ve gerekli tedbirleri almaları gerekir.

Selam ve dualarımla.

uzunincebiryol dedi ki...

Ecehan, insanoğlu hangi devirde yaşarsa yaşasın değişmiyor değil mi? Kendi kendini yok etmeye devam ediyor. Evet insan bazen bir kenara çekilip kabuğunda saklanabiliyor ama bu demek değildir ki hiç bir şey yapmayacağız, o kabukta güç toplanıyor sadece, direnme gücü, yaşama gücü. Anne baba olmak zaten size izin vermiyor buna, çocuğunuz için gelecek nesiller için çalışmaya devam:)

uzunincebiryol dedi ki...

Recep Bey söylenecek çok şey var ama işte... Bilgi çağında yaşıyoruz ve aslında şimdiki insanlar çok şanslı burada önemli olan interneti nasıl kullandığımız ne için kullandığımız değil mi? internet bir araç, iş kullananda bitmiyor mu? Aslında benim dediğim şey başkaydı, acı kötü haberleri duymamak görmemek için açmadım bilgisayarımı, okumadım gazeteleri baktım iki gün sonra ard arda kötü haberler, insanlar gözünü karartmış, insanlık duygularından uzak hayvanlaşmış, adam öldürmüş, kendini kaybetmiş.

uzunincebiryol dedi ki...

Recep Bey, bu dünyada ekonomik değerimiz kadar varız işte, çağ böyle bir çağ malesef, acımasız bir çağ.

Profösör dedi ki...

Ne yazık ki bütün bunlar bizi adım adım kıyamete götürür. Boşuna denmemiş "dünyada rahatlık yoktur"diye. Oysa insan yaratıldığında cennette sefasını sürerken, daha orda iken ilk suçu islemesiyle, Allah tarafından fanili dünyaya gönderiliyor. İşte bundan dolayı ben dünyayı bir cezaevine benzetiyorum. Cezamızı burda çekip olgunlaşırsak, o zaman vuslata kavuşacağız.

uzunincebiryol dedi ki...

Arkadaşlar, bu kadar karamsar yazdığım için affedin beni, böyle olumsuz cümleleri okuyunca insan kendini kötü hissediyor, bunu başkalarına yapmaya hakkım yok, hakkınızı helal edin.

uzunincebiryol dedi ki...

Profösör, güzel demişsiniz yine, bu dünya imtihan yeri, zorlu bir imtihan, Allah kolaylıkla aşmayı nasip etsin bizlere inşallah, amin.

Sessizce dedi ki...

Çok güzel dile getirmişsiniz bunlar konuşulmalı susup oturmamalıyız.. Haberi izlerken gözyaşlarım boncuk boncuk aktı cezalar hafif ağırlaştırılması gerekir ki eline her silah alan birine kıymasın.. ne diyeyim allah ıslah etsin :(

MİSİ dedi ki...

ne kadar acı, ne kadar üzücü!