YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!

15 Kasım 2011 Salı

BİR YAKINMA!


Her gün ama her gün işe giderken kendime, bunca işsiz var sabret, başka bir yerde çalışsan da gene aynı tip insanlarla bir arada olacaksın, değişmeyecekler sen de değişmeyeceksin diyorum kendi kendime. İşe gidiyorum ve bir sürü sorunla cebelleşiyorum, dişlerimi sıkıyorum bütün gün, stresle dolu geçiyor günlerim. Haftada bir gün tatil bir ömür boyu sürsün istiyorum, ben sadece çocuğumla vakit geçireyim, evimle meşgul olayım, hobilerimle uğraşayım hatta hobilerimden para kazanayım istiyorum, çok şey istiyorum değil mi, bunları düşüneceğimi yirmi yıl önce söyleseler gülerdim herhalde.
Erkek nüfusunun fazla olduğu bir sektördeyim dolayısıyla zamanla erkek gibi giyinmek, sert tavırlar sergilemek ve onlardan farklı olmadığımı ispat etmekle geçti yıllarım, neden mi çünkü fiziksel dayanıksızlığımız hep güçlü düşünce yapımızın önüne geçti erkek bakışına göre, sanki fiziksel güçsüzlük akıl içinde geçerliymiş gibi. Bu konuda feminist yaklaşacağım sevgili okuyucular, erkekler  iş yerindeki kararlarında çoğu zaman çuvallıyorlar, duygusal olarak ise çok eksiklikleri var çünkü bir karar verirken sadece bir yönde karar vermek o kararın doğru karar olduğunu göstermiyor, insan psikolojisini bilmek gerekiyor.
Erkek çocuklarını yetiştirirken anne babalar duygusal gelişimlerini ihmal ediyorlar sanki, ince fikirli olmak, başkasını düşünmek, bir başkasının bakış açısıyla düşünmek, duygularını doğru ifade edebilmek, duygularını korkmadan gösterebilmek gibi, neyse ki şimdiki anneler daha çok önem veriyorlar buna, neyse ki.
Yine ve tekrar söylemek gerekirse annelere, kadınlara çok iş düşüyor, toplumu ancak ve ancak onların katkıları değiştirebilir!

8 yorum:

Dürr-i Yekta dedi ki...

çok haklısınız, bende erkek sektörünün ağırlıklı olduğu bir ortamda çalışıyorum, o kadar iyi anlıyorum ki seni ve seninle inan hergün aynı şeyleri istiyorum, evde olmak, huzurlu olmak, hobilerle uğraşıp harçlık çıkarmak, sadece kafam rahat etsin istiyorum. ama hayırlısı herşeye rağmen çok şükür işim var deyip oturuyorum.

uzunincebiryol dedi ki...

Beni anladığınıza eminim, emeklililğime iki yıl var ama yaş olarak doldurmama 12 yıl var daha, hayırlsıyla çalışmaya devam, Allah yardımcımız olsun:)

Dürr-i Yekta dedi ki...

aminn benim daha önümde çok uzun seneler var, emekliliğin ucu bile görünmüyor, malulen emekli olmaya bile razı olcam yakında :))

uzunincebiryol dedi ki...

Allah korusun, malulen emekli olmasın kimse. Sağlıkla tamamlayalım işlerimizi de elden ayaktan kesilmeden güzel günler görelim inşallah:)

Aslı dedi ki...

Erkekler duygusal empatiyi bilmedikleri için, kararları tutarlı olmuyor.

Tamamen düz mantıkla işlerini görüyorlar ve kadınların onları toparlamaları gerekiyor. İş yerlerindeki kadınlar sanki onların bu eksikliklerini gidermek için varlar :)

Ama sizin az kalmış emeklilige. Hayırlısıyla biraz daha dayanmak gerekiyor sanırım. Allah kolaylıklar versin.

uzunincebiryol dedi ki...

Aslı, işte bunu demek istedim,
"Tamamen düz mantıkla işlerini görüyorlar ve kadınların onları toparlamaları gerekiyor. İş yerlerindeki kadınlar sanki onların bu eksikliklerini gidermek için varlar" bu sözlerine imzamı atarım en azından bizim iş yerinde öyle:)

Profösör dedi ki...

Cennet annelerin ayağı altındadır sözü üzerinde iyi düşünmemiz gerekir. Her şey ortada. bizi rdoğuran, besleyen, büyüten ve terbiye eden annelerimiz. Onların ellerinden öperim..

uzunincebiryol dedi ki...

Profösör, boşuna denmemiş cennet anaların ayağı altında diye. Allah bizlere akıl fikir versin de çocuklarımızı yetiştirirken aynı hatalara düşmeyelim. Erkekler duyarlı olmayı zayıflıkla karıştırıyorlar malesef. Gerçi zaman öyle bir zaman ki kadını da erkeği de ben merkezci, bencil, gösteriş düşkünü, riyakar dolayısiyle çocukları da farklı yetişmiyor.