YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!

21 Aralık 2011 Çarşamba

BİR MİM

Blogunu okumaktan zevk aldığım akıcı, nükteli yazısına imrendiğim Banu Eker beni mimlemiş hem de olabildiğince adaletli bir yöntem kullanmış blog seçiminde. Mim kuralları (Rules) şöyle:
1- Size bu ödülü layık gören kişiye teşekkür etmeli ve ona geri bağlantı vermelisiniz. (You have to thank the person who gave you the award and link back to their blog)
2- Kendi hakkınızda 7 gerçeği paylaşın. (Share 7 facts about yorself.)
3- Sevdiğiniz ve takdir ettiğiniz 10 başka blogcuya aynı ödülü verdiğinizi bildirin. (Send to 10 other bloggers whose blogs you love, appreciate and tell you have given the award.)

Banu Eker mim için teşekkür ederim.

İnsanın kendisiyle ilgili gerçekleri anlatması pek kolay değil, bir kere açıkların ortaya çıkıyor:) Benim gerçeklerimse fazla iç açıcı değil en azından bazıları, başlayalım o zaman:

1-Çabuk öfkeye kapılırım ve öfkemin ilk yıktığı kırdığı kişi yine ben olurum, her şey bittikten sonra olanları daha sakin kafayla düşündüğümde pişmanlık yaşadığım çok olmuştur bu benim zayıf noktam, işlenmesi gereken, düzeltilmesi gereken yanım.
2-Fazla duygusalım, etrafımda olan biten ne varsa dönüp arkamı görmezlikten gelemem, bırakamam, elimden gelen ne varsa yapmaya çalışırım, gözlerim daima açıktır bu bakımdan. Fazla duygusallık aynı zamanda sulu gözlülük demek benim için, kimse tutamaz hüngür hüngür ağlarım.
3-Bazı takıntılarım var, sık el yıkama, dışarıda hiç bir tutamağa, kapı koluna dokunmama gibi.
4-Bu dünyada yaptığımız iyiliğin de kötülüğünde karşılığını bu dünyada da gördüğümüze inanırım.
5-Haksızlığa gelemem haksızlık bana yapılsın ya da yapılmasın muhakkak müdahele ederim ve sırf bu yüzden pek çok kez zor duruma düşmüşümdür.
6-Resim yapmayı, yeni bir şeyler üretmeyi, denemeyi çok severim. Her malzemenin ana işlevleri dışında pek çok yerde kullanılabileceğini düşünürüm, yapar kullanırım, değiştirir, dönüştürürüm, hobilerim benim için önemlidir.
7-Çocukların kutsal emanetler olduğunu düşünüyorum, onlar birer küçük insan, geleceğimizin sahipleri. Çocuklara hayranım, onları keşfetmek dünyanın en güzel işi, çocukların konuşmalarını dinlemeye, onlarla birlikte oynamaya bayılırım ben de onlarla birlikte tekrar çocuk olurum.

Sıra geldi mimlemeye, ben de bu yazıyı okuyan herkesi mimliyorum, isteyen cevaplayabilir. Kolay gelsin.

7 yorum:

BANU dedi ki...

Mim'ime değer verip bu güzel yazıyı yazdığınız için ben size teşekkür ediyorum. Bu vesileyle ortak bir yönümüz olduğu da ortaya çıktı; resim yapmak! :) Ne tür resimler yaparsınız şeklindeki klasik fakat ivrenç soruyu sormadığımı, sizin de netürmort demediğinizi var sayıyorum :) Kaleminiz ve yüreğiniz dert görmesin. Sevgiler, selamlar.

uzunincebiryol dedi ki...

Banu, ben teşekkür ederim. Evet resim yapıyorum hayır naturmort çalışmıyorum ama şu sıralar daha çok kesip yapıştırma, dikiş, oyuncak ve aklınıza gelebilecek her türlü geri dönüşüm, eskiyi yeniden değerlendirme gibi şeylerle meşgulum, elim hiç boş durmaz:) Sevgiler.

Aslı dedi ki...

Şöyle bir baktımda, ne kadar çokmuş ortak yönler şaşırdım.

Hele o haksızlık konusunda susmama, çabuk ofkelenme, hele takıntıların :) bende kapı kolu, musluk falan tutamam, Otobüslerde, merdivenlerde çok sıkıntı yaşarım :)

uzunincebiryol dedi ki...

Banu bir aralar netürmort denemedim değil ama pek iyi olmadı:)

uzunincebiryol dedi ki...

Aslı, kısaca bu kişilere obsesif deniyor:) ama ben önemsemiyorum artık sadece azaltmaya çalışıyorum bu durumu:)

Profösör dedi ki...

"Mim" Benim için "Yedi önemli, ya da ilginç şey"

1. Zır zır ağlayan çocuğun kulağına bir şeyler fısıldayarak onun zırrrrrrlamasını anında kesebilirim. Yanaklarında gülücükler başlar.

2. Seversem sevilirim. Döversem dövülürüm. Bir arap atasözünde ifade edildiği gibi yaşarım. "Men dakka dukka" "Çalma kapıyı çalarlar kapını" atasözünü daima dikkate alırım.

3. Terazisi hassas olan dostlarla arkadaşlık kurarım. Onların terazileri patetes soğan tartmayacağına göre; altın ve mücevherat tartacaktır. Dengeli hayat duyarlı ve tutarlı yaşamaktan geçtiğine inanırım.

4. Dokuz karpuzu bir koltukta taşımayı severim. Yazarım, çizerim, canlandırırım.

5. Çocuklarla çocuk, yaşlılarla yaşlı olurum.

6. Mızıka çlmayı severim. Çantamda en az beş on tane mızıka taşırım. Nerede bir sümüklü çocuk görsem ona hediye ederim.

7. Pozitif yaşarım. Müsbet duygular yansıtırım. Organik yaşamayı severim. Pazarda kurtlu elma ararım. Elmanın sağlam yerinden ısırırım. Kurtlu tarafında yaşayan kurtçukların hayatiyetini devam ettirmesini isterim.

Not; Bu "mim" olayı ile bir şey demek isterim. Eski yazıyla yazılmış bazı evrakta önemli yerler için "mim" harfi kullanılmış. Çünkü arap "elif ba" sında "mim" harfi vardır. Acaba diyorum; mühim kelimesinin baş harfi de mim olduğuna göre, mühim'in mim'i mi esas alınmış. Önemli yedi şeyi aklıma gelenleri yazmış oldum. Sürçi lisan ettiysek affola..

uzunincebiryol dedi ki...

Profösör, ne güzel mim olmuş bu böyle insanın güzel duygularını ortaya çıkartıyor. Elmanın çürüğünü alırım ben de, elime aldığım her sebzede acaba bu hangi tohumdan, genleriyle oynanmış mıdır ya da hormonlu mudur diye düşünürüm, şekilsiz ama daha doğal gördüğüm sebzeleri alırım ve daima sempt pazarında köylülerin sokağından gider alırım. Evet, çocukla çocuk yaşlıyla yaşlı gençle genç olurum böyle olmayı herkes beceremez ne güzel. Mızıkayı hiç çalmadım ama eşim çok sever, çalmayı bilmiyor ama istiyor ve oğluşumuza almayı çok istiyor.
Zır zır ağlayan çocuğun kulağına ne diyorsunuz onu merak ettim şimdi mümkünse söyleyin faydalanalım:)