YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!

2 Ocak 2012 Pazartesi

Sizi ne mutlu ederdi küçükken, siz çocukluğunuzda nasıldınız?

Şu günlerde çocukluğum aklıma gelir, hatırladıklarım hep güzel şeyler, mutlu geçti çocukluğum, her şeyin kararınca olduğu, hiç bir şeyin fazla olmadığı yıllar. Henüz çok küçükken azla yetinmeyi öğrendik biz, paylaşmayı bildik. Anamız babamız daha çok küçükken benimsetti bölüşmeyi, yediğinden vermeyi.
Hatırlıyorum da bir kış tabanı delik bir çizmeyle gittim ben okula kardeşiminki de yan dikişlerinden su alıyordu(sanırım babamın işleri o sene pek iyi değildi). Annem babam, elimizde yok, bu kış yeni bir çizme alamayacağız dememişti hiç ama biz biliyorduk, almadıklarına göre yoktu, daha bunları düşündüğümüzde ilkokul ikiye gidiyordum ben kardeşimse birinci sınıf öğrencisiydi, diğer iki kardeşim henüz çok küçüktüler. Kardeşimle çareler aramaya başladık ve naylon poşetlerin içine önce gazete katlayıp sonra da naylonla kaplayıp çizmelerimizin tabanına yaydık sonra da ayaklarımıza birer naylon torba geçirip öyle giydik çizmelerimizi. O kış fazla çamura kara batmadan o kışı atlattık, çoraplarımız ıslandığında pek sorun etmedik, kartopu oynamak istediğimizde birer yün çorabı ellerimize geçirip öyle kardan adam yaptık:) O sene gibi bir kış yaşamadım ben sonra, demem o ki biz küçüklerde bilirdik tasarruf etmeyi, azla yetinmeyi olanı değerlendirmeyi belki de bu yüzden ben hala eski hiç bir şeyi atamam, yeniden değerlendirmenin bir yolunu bulurum, küçüleni daralanı yıkar ütüler ihtiyaç sahibine veririm, oğlumu da böyle yetiştireceğim Allah'ın izniyle. 2012 ekonomi yılı olacak bence, azla yetinme, olanı değerlendirme, çoğu kısma, paylaşma yılı olacak ve olmalı da. yoksa bu yıl zor geçecek gibi.

Sizi ne mutlu ederdi küçükken, siz çocukluğunuzda nasıldınız?

6 yorum:

Profösör dedi ki...

Bizim de çocukluğumuz aynı anlattığın gibiydi. Sanki kendimi bu yazıda buldum. Teşekkürn ederim.

uzunincebiryol dedi ki...

Profösör, o çizme için hiç şikayet etmedik biliyor musunuz, kardeşimle son görüştüğümüzde annemde toplanmıştık, anlattık bu hatıramızı gülerek annem hiç farketmemiş çizmelerimizin böyle olduğunu ilgisizlikten değil bunu biliyorum sadece çok meşguldü benim genç ama yorgun annem.

Aslı dedi ki...

Çok tüketilmeyen, her şeyin bulunmadıgı, doyumsuz olmadıgımız, içinde bulundugumuz şartların farkında oldugumuz yıllardı..

Zaten çok kardeşli bir aileydik çok kalabalık sofralarda, bazen didişerek bazen gülerek yemeklerimizi yerdik. İstedigimiz her şeyi elde ediyormuyduk? şimdi düşünüyorumda hayır. Ama çok mutluyduk. İyiki o dönemin çocuguymuşum..

uzunincebiryol dedi ki...

Aslı, aynı düşünceleri taşıyoruz seninle, biz kısıtlı imkanlara rağmen mutluyduk, kendi oyuncağımızı kendimiz yapardık bir de değil mi, onun zevki her zaman bir başkadır, canımız hiç sıkılmazdı oyun arkadaşı vardı evde her zaman. Çocuğumu da böyle yetiştirmek istiyorum, bazı şeyleri kendi yapabilsin, her zaman hazıra konmasın, bir şey kırıldığında atmasın tamir etsin, başka bir şeye dönüştürsün. İnşallah böyle yetiştirebilirim yavrumu Allah'ın izniyle:)

uzunincebiryol dedi ki...

Aslı, aslında çocukken yaptığımız oyuncakları ayrı bir yazı olarak kaleme alayım ben, biraz nostalji olsun, bakalım herkesin aklına neler gelecek oyuncaklarla ilgili:)

Aslı dedi ki...

Ah çok güzel fikir :) benim aklıma geldi bile :)

Siz hazırlayın bakalım neler çıkıcak :)