YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!

17 Haziran 2013 Pazartesi

BABALAR GÜNÜ ve BAŞKA BİR GÖZLE BAKABİLMEK

Bloga yazamıyorum, bir yandan iş aramalarım devam ediyor, bir yandan minik oğlum, ev işleri bana fazla zaman bırakmıyor. Son iki haftadır da gelişen "Gezi" olayları  yazamamamı perçinledi.
Benim babam muhafazakar bir babadır; babam kendi doğruları dışında başkalarının sözlerini pek dinlemez, eskaza karşıt bir fikir söylerseniz de azarı işitirsiniz, onun için ekonomide istikrar önemlidir ve bu sebeple iktidarın söyledikleri yaptıkları önemlidir,  kendince de %100 haklıdır çünkü her türlü farklı düşünceye gözünü kapar, kulağını tıkar. Ben yıllar önce babacığımla tartışmamayı öğrenmiş biriyim.
Allah ondan razı olsun yaptıklarını ödeyemem, beni büyüttü, okuttu, davranışlarıyla kendi düşüncelerimi özgürce ifade etmemi, doğruluktan ayrılmamamı ve haklının yanında olmamı teşvik etti.  Ben babamın mert, kendi ayakları üzerinde durabilen biraz inatçı ama sevgi dolu, yalan dolan bilmeyen kızıyım, her zaman Allah sevgisini içimde taşıyan ve hak yolunda, mazlumun masumun yanında olan kızı olacağım. Belki ilişkimizde çok mücadele çok kavga oldu ama sevgiyle atlatmanın yolunu bulduk, biz yani kardeşlerim ve ben bunun için çok çaba sarfettik belki bizim çabamızı görüp o da zaman zaman bu çabaya karşılık verdi.
Şimdi gelelim asıl konuya;
Babalar günün kutlu olsun baba, memleketimin bu zor günlerinde hiç bir babanın ağlamasını istemem babacım.
Pırıl pırıl gençlerimiz sokaklarda, onların da bir anası bir babası var unutmayalım, sahipsiz değiller, her biri ana baba terbiyesi görmüş, okumuş gençler, her biri Allah'ın kulu tıpkı bizler, sizler gibi.
Ve bu gençler liderlerini çok iyi anlıyorlar keşke liderler de gençleri anlasa.
Lütfen bana dış düşmanlardan iç düşmanlardan bahsetmeyin, bu düşmanlar varsa bunlara fırsat vermemek herkese düşer öncelikle de liderlere.
Dilerim bir gün büyükler gençlerin gözünden bakmayı öğrenir,
Dilerim bir gün büyükler öncelikli olanın karşısındakini anlamak olduğunu kavrar,
Dilerim bir gün liderlerimiz herkesi kucaklar,
Hiç bir şey şiddetle çözülemez, çözüldüğü de görülmemiştir, tarih binlerce  örnekle doludur.
Tüm babalara sesleniyorum, yasakçı olmayın, istemediğiniz bir şey varsa sebebini açıklayın, tepeden inme kurallar uygulamayın, millet ne der diye düşünmeyin, çocuklarınıza sevginizi gösterin, dininizi sevgi çerçevesinde öğretin, korkutucu dil kullanmayın, aşırı sertlik, despotluk, yasakçılık, karşındakinin sözüne, duygu ve isteklerine değer vermemek sadece kısa bir süre için işe yarar ve sonra etkisini kaybeder, iş işten geçer. Davranışlarınla çocuğunu kendinden uzaklaştırma, çocuğunla aranda suni bir ilişki kurma, böyle olursa kurduğun bağlar zayıf olur, çabuk kopar yok olur. Hangi baba evladıyla samimiyetten uzak ve her zaman söylenmemiş sözlerin havada uçuştuğu bir atmosferde yaşamak ister?


Bu hadisleri de bir kez daha okuyalım:

Bizi aldatan bizden değildir. (Müslim, iman 164)

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. (Müslim, Fedail, 66; Tirmizi, Birr,16)

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur, Dikkat edin! O kalptir. (Buhari, İman,39; Müslim, Müsakat,107)

Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. (Buhari, Edeb, 31,85;Müslim,İman,74,75)

2 yorum:

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Babalar Günü ile ilgili yazınızı okudum. Çok güzel yazmışsınız, etkilendim. Babanızı kabulleniş şekliniz gerçekten takdire şayandı.

Ben de babanızın babalar gününü kutlarım.

Seçimle iktidara gelmiş olan hükumetin, sadece oylarını aldığı ekseriyetin değil tüm vatandaşların hükumetidir. Ama her seferinde sadece oylarını aldığı kesime sahip çıkıp, diğer kesimi ötelemesi doğru bir tutum değil. Bu davranış, aklı başında bir hükumete hiç yakışmıyor.

İnsanlar demokratik esaslar çevresinde düşündüklerini ve taleplerini söyleyebilmelidir. Buna kimsenin mani olması da doğru değil. Bu olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yazık değil mi?.. Gencecik, hayatının baharında yaşamını yitiren bu gençlerimizin hesabını kim verecek?..

Yüce Allah'ın rahmet ve mağfiretine sığındığımız ve gönüllerimizi tövbe ile arındırdığımız Berat Kandilinizi kutlar; ülkemizin ve milletimizin hayrına vesile olmasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ederim.

Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun efendim, saygılarımla.

uzunincebiryol dedi ki...

Recep Bey,yazımı okuduğunuz için, yorumunuz için teşekkür ederim. Doğrular belli bana göre, doğru olmayan şeyler de.
Dilerim memleketimizde her şey düzelir, dilerim.